‘Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri’

Eğmesini bilirsek, ağaç her yaşta eğilir!

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,2817 defa okunmuş, 4 Yorum »

Atasözleri, tarih süzgecinden geçmiş altın levhalardır. Her birinde ayrı bir hayat tecrübesi ve hayat dersi vardır. Hayat yolculuğunun en önemli trafik işaretleridir. Dedelerimizin yerleştirdiği trafik işaretleri hem de... Trafik işaretlerinin en tehlikelisi, yanlış yere, yanlış yöne yerleştirilmiş olanıdır herhalde. Bir de yanlış anlaşılanı tabi… “Ağaç yaşken eğilir” en çok kullandığımız atasözlerinden ... Devamın oku »

Dertlerimiz içimizi yaksın, dışımızı değil.

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1350 defa okunmuş, Yorum Yok »

Modern yaşamın en büyük eserlerinden birisi de “can sıkıntısı!” oldu. Herkesin canı sıkılıyor! Canı sıkılanlar da, başkalarını üzmeye hakkı olduğunu sanıyor. İşyerinde patronuna kızan bir babanın, eşinin ve çocuklarının canını sıkmaya hakkı var mı? Eşine sinirlenen bir annenin, sinirini çocuklarından çıkartmaya hakkı var mı? Özel hayatında problemleri olan bir öğretmenin, sınıfta öğrencilerinin canını ... Devamın oku »

Cezaevinden Öğretmene mektup! “Suçlusun Öğretmenim!”

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,2309 defa okunmuş, 2 Yorum »

Yeni bir yazı yazmak için bilgisayarımın başına oturunca, önce maillerimi kontrol ettim. Kısa da olsa hepsine cevap verdim. Son maili okurken yazmayı düşündüğüm tüm bilgiler kafamdan silindi gitti. “Bu maili köşeme taşımak zorundayım!” diye düşündüm. Eski bir öğrencim internetten bulduğu bir yazıyı benimle paylaşmış. Lütfen hiçbir meslektaşım alınmasın! Amacım kimseyi yaralamak ... Devamın oku »

Cemaat uyuyorsa, önce imam uyanmalı!

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1049 defa okunmuş, Yorum Yok »

Bir soru ve bir fıkra ile başlayalım: Soru: Bir tiyatro sanatçısının, “Bu seyircilerde iş yok! Çünkü seyretmiyorlar” demeye hakkı var mı? Fıkra gibi bir hatıra: Cami cami gezip cemaate vaaz veren hoca bir camiye girer. Bakar ki iki yaşlı amcadan başka cemaat yok. Kendine kendine “Ben yine de konuşmamı yapayım!” diyerek kürsüye çıkar. ... Devamın oku »

Bir öğretmenin alabileceği en güzel hediye…

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,3382 defa okunmuş, 4 Yorum »

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. Patronuna işten ayrılmak istediğini ve artık ailesi ve torunlarıyla zaman geçireceğini söyleyerek müsaade ister. Patron, marangozdan son bir isteği olduğunu söyleyerek “son kez bir ev daha yap sonra emekli ol” der. Marangoz kabul eder ve işe girişir. Fakat gönlü artık işte olmadığı için, baştan savma ... Devamın oku »

Bir itfaiyeciden öğretmenlere mektup

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1090 defa okunmuş, Yorum Yok »

Köşe yazılarımdan sonra mail adresime bolca eleştiri ve yorum mailleri gelir. Hepsini tek tek okumaya çalışırım. Zamanım oldukça kısa da olsa cevap veririm. Ancak bu sefer mail adresime gelen mektup çok dikkatimi çekti. İtfaiyede, yangın müdahale ekibinde çalışan bir itfaiyeciden gelmişti mail. Öğretmenlerin toplumsal sorumluluklarını hatırlatmak için kaleme aldığım ... Devamın oku »

İnsanın beynine giden yol, kalbinden geçer.

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1007 defa okunmuş, Yorum Yok »

Meşhur bir ressam resim sergisini gezen insanların arasında dolanıyormuş. Ziyaretçilerden birisinin bir resmin önünde uzun süredir beklediğini fark etmiş. Önceleri pek ciddiye almasa da sonunda dayanamamış ve yanına gitmiş. “Hayırdır beyefendi! Uzun süredir aynı resmin önünde duruyorsunuz. Bu resimleri ben yaptım. Acaba resmimde bir hata mı buldunuz?” diye sormuş. Resmi inceleyen ziyaretçi; ... Devamın oku »

Annem babam cahil Öğretmenim! Ya sen?

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1207 defa okunmuş, Yorum Yok »

Sevgili öğretmenim! Size bir mektup daha yazacağım. Canım sıkıldıkça sizinle dertleşiyorum. Çünkü beni ancak siz anlarsınız diye düşünüyorum. Beni yanlış anlamayasın diye bir “özür” ile başlamak istiyorum. Sizinle yazışırken “siz” diye başlayıp “siz” diye bitirmek isterim. Ancak araya bu kadar “resmi” bir mesafe koymak istemiyorum. Resmi bir mesafe olursa ben içimdekileri tam ... Devamın oku »

Ben deliyim öğretmenim! Ya sen?

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1791 defa okunmuş, 1 Yorum »

Sevgili Öğretmenim! Seni çok seviyorum. Bugün sana içimi dökeceğim. Size değil sana diye başlamama kızma lütfen! İçimden geçen her şeyi söylemek istiyorum. Çok sevdiğim, çok samimi olduğum bir arkadaşımla konuşuyormuş gibi seninle de konuşmak istiyorum bugün. * * * * * * Biliyorum öğretmenim dün seni çok kızdırdım. Sınıfta yine yaramazlıklar yaptım. ... Devamın oku »

Bana şehitliği anlatsana Öğretmenim!

Pazartesi, 07 Eylül 2009, Yayınlanmış Yazılarım, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,1636 defa okunmuş, Yorum Yok »

“Bana şehitliği anlatsana öğretmenim!” diye bir soru sorsa öğrencilerimden birisi, nasıl cevap veririm diye düşündüm? Nerden başlamalıyım anlatmaya? Şehit olanın ulaştığı makamdan mı başlamalı? Ateşin düştüğü yeri anlatmalı mıyım? Evlat acısı çeken anne babanın yüreğindeki ateşi kelimelere sığdırabilir miyim? Genç yaşta dul kalan, evinin direği yıkılan “hayat arkadaşının” acısını ifade edecek kelimeleri sözlüklerde bulabilecek miyim? Babasının ... Devamın oku »