'Işıklar söndü, film başladı... Perdede yalnızca iki el vardı. Minik bir el, büyük bir eli tutmaya çalışıyordu. Sonra renkler zayıflamaya, görüntü silikleşmeye başladı. Bulanık bir hayal haline gelen bu film karesinin ardından peşpeşe başka film kareleri geliyordu. - İlk karede tabancalı bir el, Devamın oku »
‘Hayatı Anlamak’
Yabancı Gibi Durmayın
Pazar, 28 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,199 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Evimizi şereflendiren bir dostumuza yabancı gibi davranırsak onu gücendirmez miyiz? Gönlünü yıkmaz mıyız onun?Her zaman dost gibi davrandıklarımıza onlar için bir şeyler yapmak gerektiğinde yabancı gibi davranmaktan daha küçük bir hareket var mıdır?İhtiyaç sahiplerini görmemezliğe geldiğimiz anlar, Allah'a bir yabancı gibi davrandığımız anlardır. Hani bir Allah'ı bilirdik, O'nu tanırdık, ... Devamın oku »
Develerimizi Hazırlıyor muyuz?
Pazar, 28 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,163 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - Kazancınızın az olduğu düşüncesi ile başkalarına yardımı ertelemeyiniz. Ya da yapabileceğiniz yardımın işe yaramayacağı düşüncesi ile yardıma uzak durmayınız. Kanaatkârlığın zirvesi, az varlıktan az da olsa yardımlarda bulunmaktır.İnsan yediği içtiği ile değil, yedirip içirdiği ile; giydikleri ile değil, giydirdikleri ile insan olur ve büyür. Bizi güzel yapan güzel gösteren kendi ... Devamın oku »
Kurtçuk mu, Kelebek mi?
Pazar, 28 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,326 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan bir ipekböceği hikayesi anlatır:Birisi ipek böceğini tohum halinde iken görür. 'İpek böceği nedir?" sorusuna onun verdiği cevap şudur:'Göze ancak görünebilen darı tanesi gibi bir şey..."İpek böceğini yerde sürünen bir kurt halinde iken gören ikinci adam aynı soruya : 'İpek böceği ağır ağır hareket eden pek ... Devamın oku »
ÇAMAŞIR MI KİRLİ, CAM MI ??
Pazar, 28 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,255 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - Clarence W. Hall, bir yazısının girişinde Emily diye bir kadından bahseder. Başına türlü felâketler geldiği halde etrafına neşe saçan bir kadındır Emily:- - - Yıllardır onun mütevazi evinde tasa, dert, gözyaşı gibi şeyler unutulmuştu, ona sırrını sorduğunda 'Başkalarını yargılama huyundan kendimi kurtardım kurtaralı böyleyim" 'Hazen Werner, hiç aralıksız komşunun pisliğinden şikayet eden bir ... Devamın oku »
YALAN RUHU KİRLETİR
Çarşamba, 24 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,155 defa okunmuş, Yorum Yok »Ellerinden çeşitli pisliklerim iğrenç kalıntıları akan birisi, o ellerle oturup rahatça yemeğini yiyebilir mi? Bırakın ellerini, elbiseleri kire bulanmış, lekelenmiş biriside yemeğini keyifle yiyemez. Ruhuna kir pas süzülmüş bir insanda dengeli yürüyemez, pis elleri ile bir ekmeği tutmak zorunda kalan insanların rahatsızlında yalpalar. Beden sadece iskelet ve kas sistemi üzerinde ... Devamın oku »
ÖFKE
Çarşamba, 24 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,194 defa okunmuş, Yorum Yok »Baldan tatlı olan öfkenin neticesi zahirden acıdır. Öfkeleneceksiniz ama öfkelerinizin dizginlerini elinizden bırakmayacaksınız. Siz öfkenizin değil, öfkeniz sizin uşağınız olacak. İçinizde kıyametler kopacak. Kalbiniz dışarı fırlamak için feryat edecek. Bunlar olmadan siz tam bir insan olamazsınız. Ama bunları kontrol edemezseniz Devamın oku »
İSİMSİZ KARAMANLAR
Çarşamba, 24 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,161 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Los Angeles'te, Coleseum Meydanı'ndayız. Bir miting yapılıyor. Mitingi yöneten adam yüz bin kişiye şöyle sesleniyor: 'şimdi sakın telaşa kapılmayın. Bütün ışıklar söndürülecek." Işıklar söndürüldü. Devamın oku »
BIRAKIN IŞIĞINIZ YANIK KALSIN
Salı, 23 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,161 defa okunmuş, Yorum Yok »Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi. Adam dürüst ve dost canlısıydı, insanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyorlar ve arkadaşlarına tavsiye ediyorlardı.Adam bir yıl içinde bir dükkandan, Amerikanın bir ucundan diğerine uzanan bir zincir oluşturdu. Bir gün hastalanıp hastaneye kaldırıldı. Devamın oku »
KİM KÖR..?
Salı, 09 Ocak 2007, Hayatı Anlamak,203 defa okunmuş, Yorum Yok »Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasaba da şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa: - Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler. Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra: Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....











