Siz hiç- hayatınızda otobüs terminalinde bekleyen bir insanın oturmak için çarşıdan gidip koltuk aldığını- gördünüz mü? Otobüsünü beklediği o üç beş dakika zarfında rahat edeceğim, -güzel giyinip, güzel yiyip, güzel vakit geçireceğim' diye çırpındığına şahit oldunuz mu? Sadece kulağı seste gözü saatte olarak otobüsün gelmesini bekler. Ya bizler? Devamın oku »
‘Dini Hikayeler’
ALLAH KULUNU NASIL SEVER
Perşembe, 01 Şubat 2007, Dini Hikayeler,995 defa okunmuş, 22 Yorum »Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ni süsleyen harika bir heykel vardır. Onu yapan sanatkarın atölyesi eski bir pansiyonun tavan arsı imiş. Paris’te, şiddetli bir kış gününde, buz gibi soğuk odasında sabahtan akşama kadar çalışarak eserini bitirmiş. Tam yatmış uyumak üzereyken, Devamın oku »
İNSAN VE EVREN
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,275 defa okunmuş, Yorum Yok »- Kainattaki insanı tanıyabilmek insandaki kainatı tanımakla mümkündür. İnsan aslında efendisi olarak yaratıldığı şeyin kölesi kılınmışsa, bu öncelikle kendisini o mevkiye getirene, ardından bizâtihi kendi eşrefiyyetine bir hakarettir. Paranın malın, yeryüzünün, teknolojinin efendisi insan olması gerekirken, bütün bunlar insanın efendisi oluyorsa haddi aşıyor demektir. Devamın oku »
İNSANLAR VE KURBANLAR
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,297 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - Kitap kurbanları......Toplumumuz kafasız kalpler ve kalpsiz kafalarla dolu. Kitaplı bir dinin, kitaplı bir medeniyetin çocuklarıyız. Teknolojinin ürünlerini toteme, müziği ve sporu yarı çıplak rahiplerin yönettiği bir ayine dönüştüren çağdaş zihniyetin ürünü olan 'kitapsız" kuşaklar yetiştiriliyor. Kitap, bilginin tek taşıyıcısı değilse de en kadim ve en kalıcı taşıyıcısı olma vasfını ... Devamın oku »
- Kan, ter, gözyaşı…..
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,470 defa okunmuş, 2 Yorum »Bu üç damla azizdir, bu üç damlanın karıştığı şeyde azizdir. Neyin uğrunda olursa olsun, samimi olarak bir dava uğruna dökülen kanların karşılıksız kaldığı görülmemiş. Ter de öyle. Kim çalışarak ter dökmüş de karşılığını almamış. Gözyaşı da öyle. Zulme uğramış birinden dökülüyorsa o damla, düştüğü yeri yakacaktır. Bu üç damla ... Devamın oku »
Firavundan izin almadan iman edenlere…..
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,308 defa okunmuş, Yorum Yok »- - Irmaklar akmayı sürdürdükçe ne Musalar taşınacaktır firavunun sarayına. Korkularını maddi-manevi soykırıma dönüştüren firavunlar, Musa'ları kucaklarında büyüteceklerdir. 'Nasıl olsa firavun ortadan kaldıracak" diye düşünmeyip, 'Biz görevimizi yapalım, gerisine Allah kerim" diyerek doğurmayı sürdüren, habire çocuk yapan Beni İsrail analarına selam olsun. Devamın oku »
Arılar ve Sinekler….
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,380 defa okunmuş, 2 Yorum »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Arılar bilindiği gibi zarkanatlılar takımına girer, sineklerse kısaduyargalı iki kanatlılar takımına. Canım ikisi de böcek, ikisi de birbirine benziyor, ikisinin de iki kanadı altı ayağı var, ikisi de uçuyor, mamafih ne fark var, demeyin sakın. Çok fark var efendim, çook! Devamın oku »
Yoln-me……
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,315 defa okunmuş, 1 Yorum »- - Dostum, güneşe bak toprağa bak, suya bak buluta bak, fakat arkana bakma. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de.... Unutma, yolcu değişir, yol değişir ama menzil değişmez.Yolcuya bakıp yolu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan yolun yolcusuz olması değil, asıl vahim olan ... Devamın oku »
Elde var aşk…..
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,263 defa okunmuş, Yorum Yok »- - Yüreğini siper et. Güvenlik içerisinde olursun. 'Yoruldum" deme sakın. Göğsüne yüreğinden başka muska takanlar yorulurlar. Göğüs kafesin acıdan bir mengene gibi yüreğini sıktığında, aşk var mı, ona bak.Varsa eğer, aldırma, dağlar gibi gelsin. Çünkü aşk, acıyı hayata dönüştüren bir iksirdir. Acıya aşık olanların, Devamın oku »
HEDEFİN ETRAFI TEMİZ OLMALI
Pazar, 28 Ocak 2007, Dini Hikayeler,259 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - Hicretin 8. Senesinde onbin kişilik İslam Ordusu ile yüz bin kişilik düşman ordusu şam yalınındaki Mûte'de karşılaştılar. Abdullah bin Revaha yaralıydı ve bir et parçası yemekle meşguldü. Arkadaşı Cafer'in şahadet haberini alınca tekrar atına bindi ve çarpışmaya daldı. O sırada içinden gelen bir ses ona dedi ki: 'Dünyayı sen ... Devamın oku »
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....










