- İsabet kaydetmeyen oklar da sonuçta pay sahibidir. Bir önceki ok, sonrakine hocadır.Psikolog Dr. Knight, uzun süren deneyimleri sonunda, ulaşılmak istenen ideal daima gözönünde bulundurmak koşuluyla, herhangi bir şeyi yanlış yapmanın doğru yapmak kadar faydalı olabileceğini ortaya koymuştu.Edison'dan alınacak örnek, Devamın oku »
‘Başarı Hikayeleri’
İnsana en büyük deneyimi zorluklar kazandırır.
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,857 defa okunmuş, 3 Yorum »Çok, azların sabırlı toplamıdır.
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,717 defa okunmuş, Yorum Yok »- Fatih, Sinanğa mahallesindeki 'Sanki Yedim Camii" de, küçük birikimlerin gücünü gösteriyor. Keçeci Hayreddin Efendi, bundan 300 yıl önce, bir şey istediğinde canı, yemeyip bedelini biriktirip, bir cami inşa etmiş.Her şey küçük başlangıçlarla olur.Atlet büyük yarışa girmeden önce küçük egzersizler yapar, çocuk ise emekler...Wright kardeşler 1903'te Kitty Hawk'ta uçmayı başardı. Ama ... Devamın oku »
BAKMAK VE GÖRMEK
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,636 defa okunmuş, 2 Yorum »- Bilimin ve Sanatın temelinde hep küçük dikkatler yatar!Bilgin ve kaşif insanları diğerlerinden ayıran en özellikleri, onların 'yoğun bir dikkat"e sahip olmalarıdır. Düşünmek, görülen şey üzerinde daha derine inip sonuçlar çıkarmaktır. Bunu dikkat başlatır. Çaydanlığın kapağına takılan bakış, buhar makinesine götüren ilk adımdır.Herkes suyla yıkanır, fakat Devamın oku »
HİÇBİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL… (KOLAY DEĞİL)
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,744 defa okunmuş, 5 Yorum »Bir Alman zooloğu, nelerden oluştuğunu anlamak için bir serçe yuvasını dağıtmıştı. Yapı malzemelerini sayınca şu sonuca ulaştı;Yuvanın yapısında 630 uzun at kılı, 1715 daha kısa kıl, 195 kök parçacığı, bir tül parçası, 3 yonca yaprağı, çeşitli büyüklüklerde 20 başka yaprak, 45 iplik ve 35 gr koyun yünü vardı. Devamın oku »
ALIŞKANLIK
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,726 defa okunmuş, 3 Yorum »- Bir köylü kadın bir danayı doğduğu gün kucağına alıp sevmiş. Küçücük bir dana işte, kucağa sığmış. Bu hareketi âdet edinmiş kadın. Danayı her gün kucağında taşımaya başlamış. Sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp öküz olduğu zaman onu yine kucağında taşıyabilmiş...'Bu hikayeyi kim uydurduysa" diyor Montaigne: Devamın oku »
İSRAF ETMEYİNİZ
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,548 defa okunmuş, Yorum Yok »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Sad'ın abdest alırken çok su kullandığını gören Hz. Muhammed müdahalede bulundu, 'Bu israftır". Sad sordu, 'Abdestte israf olur mu?" Hz. Muhammed şu uyarıyı yaptı; '...Evet. akmakta olan bir nehir kenarında olsanızda...". Devamın oku »
İNSANLAR VE FIRINLAR
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,610 defa okunmuş, 1 Yorum »- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Balta Sesleri Evin İçinden Geliyordu.....- - Bernard Palissy söylenildiğine göre, Fransa'nın güneyindeki Agen kasabasında 1510 yılında doğmuştur. Sonradan fakir çocukluk yıllarını şu cümle ile anlatmıştır:'Benim, herkese açık olan gökyüzünden başka hiçbir kitabım yoktu."Ãnce cam boyamayı sonra okuma yazmayı öğrendi. 18 yaşında acaba bana göre bir yer var mıdır diyerek baba evinden ... Devamın oku »
Çalışmanın Dünyasında Uykuya Dalmak
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,579 defa okunmuş, 1 Yorum »- - - Honare Balzac, Cromwell üzerine yazdığı trajedi ile evine döndüğünde çok heyecanlıydı. Az çile çekmemişti bu eseri tamamlayıncaya kadar. Eserini hemen kızkardeşi Laure'ya okudu. Laure bu eseri Corneille'in kötü bir taklidi olarak değerlendirir ve ilgilenmez. Ancak yine de ağabeyine bir şey söylemedi. Onun hevesini kırmak istemiyordu. Ancak babalarının ısrarı üzerine, bir ... Devamın oku »
O Delikanlının Adı
Pazar, 28 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,619 defa okunmuş, 1 Yorum »- - - - - - - - - - - - Delikanlı, elindeki şiirleri, o devrin en büyük yayıncılarından birine göstererek 'Bunları satmak istiyorum" dedi. Yayıncı şiirlere bir göz attıktan sonra cevabını verdi:'Bunları basamam... Hiçbiri beş para etmez!"Delikanlı, çalışmanın dünyasında uykuya dalmak niyetinde olanlardan biriydi. Kendine güveniyordu. Başarmaya kararlıydı. Devamın oku »
ZİRVE YOLCULARINA
Çarşamba, 24 Ocak 2007, Başarı Hikayeleri,644 defa okunmuş, 3 Yorum »Lokman Hekim oğluna; 'İki şeyi hemen unut. Yaptığın iyiliği, sana yapılan kötülüğü. İki şeyi hiç unutma. Allah'ı ve ölümü." Yaptığın iyiliği unut ki iyilik yaşasın; sana yapılan kötülüğü unut ki kötülük ölsün. İçimizdeki ejderhayı öldürmeliyiz. Onu besledikçe zayıflarız biz. İç tenimizin asalaklarını öldürdükçe diriliriz. Dışarıda mevsim ne olursa olsun, içerde ... Devamın oku »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













