Film ve dizilerde sigaranın üzeri buzlanır ama alkolün üzeri neden kapanmaz meraktayım? Bakıyorum dizilerde sigara yasak,ama içki içmek serbest,kadeh tokuşturmak serbest.Bu nasıl bir tezat.? Sosyal içicilik teşvik ediliyor resmen. bu konuda en etkili araçlar ise televizyon bilhassa diziler oldu ve olmaya da devam ediyor. Sigara gençlere izletilip gösterildiği kadar geçti gitti ..şimdi ... Devamın oku »
‘Alıntılar’
Onlar ve bizimkiler…
Cuma, 11 Kasım 2011, Alıntılar,480 defa okunmuş, Yorum Yok »Onlar iktidarken, servete sahipken meydan onlarındı. Biz gerici idik çünkü.. Bize iş yoktu.. Sonra bizden birilerini aralarına alarak, “Bak biz sizi de adam yerine koyuyoruz” demeye başladılar. Bizim de haklarımızı savunur gibi yapıyorlardı. Kendi içlerinden birilerinin yaptıklarına karşı “ama bu kadar da olmaz ki” diyorlardı.. Sonra bizimkiler iktidar oldu. Servetle tanıştılar. ... Devamın oku »
Alternatif tıp değil, alternatif hayat!
Cuma, 11 Kasım 2011, Alıntılar,476 defa okunmuş, Yorum Yok »Ortalık "bitki kürcü"leriyle doldu. Reytingleri de pek yüksek! Neden? Çünkü istiyoruz ki, elimizi verdiğimiz tıp kolumuzu da kapmasın! Onun yerine yediğimiz içtiğimiz ne varsa "ilaç" olsun! Geçen gün tv'de birini gördüm. Daha geçen yıl brokoli suyu önerdiği hastalık için bu yıl soğan ezmesi öneriyordu. Bir başkası kendi formülü özel bir ... Devamın oku »
İnter-Net
Çarşamba, 02 Kasım 2011, Alıntılar,313 defa okunmuş, Yorum Yok »Vatandaş haberin % 70’ini internetten alıyormuş. İnternet, adı üstünde İNTER-Net! Artık media da interneti haber kaynağı olarak kullanıyor.. Sadece internet yok, sosyal media diye bir şey de var.. O gazeteler, dergiler, kitaplar, radyo, televizyon hepsi Yeni Mediaya teslim olacak. Yeni Media, sizi olayın içine dahil ediyor. Onu biri size servis etmiyor, siz onu ... Devamın oku »
Çocuklar ‘farklı Müslümanlar’ olacaklar
Çarşamba, 02 Kasım 2011, Alıntılar,339 defa okunmuş, Yorum Yok »"Renkli televizyon kıtlığı çekiyordu gençlik yıllarımdaki insanlar,sonra plazma kıtlığı,LCD kıtlığı,şimdi LED kıtlığı çekiyor" diyen Ekonomist yazar Mustafa Özel zengin dindarların içinde camisi de olan sitelerde oturarak diğer Müslümanlarla irtibatlarını kesmiş olacaklarını söylüyor. Özel, "Çocuklar yoksullarla büyümedikleri için onların dertleriyle dertlenmeyecekler. Yoksullardan uzak, onlardan korkan, boyuna güvenlik arayan paranoyaklara dönecek, 'farklı ... Devamın oku »
Hakkari’den Ankara’ya nasihat
Perşembe, 20 Ekim 2011, Alıntılar,525 defa okunmuş, Yorum Yok »Otuz yıl içinde Güneydoğu illerimizden yüzlerce medrese hocası medresesini kapatarak İstanbul, K. Maraş, Gaziantep, Bursa, Konya, Kayseri, Antalya gibi İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerine göç ettirildiler. Bunlardan birçoğunun kıymeti derhal bilindi ve apartman dairelerinde Batı'daki çocuklarla medrese eğitimine başlatıldı. Konferans için gittiğim illerde mutlaka müftülüğü, İmam-hatip Liselerini, resmi veya resmi olmayan ... Devamın oku »
SEVGİLİ ÖĞRETMENİM…..
Perşembe, 20 Ekim 2011, Alıntılar,422 defa okunmuş, Yorum Yok »Seni çok seviyorum Öğretmenim.. Bu gün sana içimi dökeceğim Size değil, sana dediğim için kızmayın bana Çok sevdiğim,çok samimi olduğum arkadaşımla Nasıl konuşursam, sizinle de öyle konuşmak istiyorum Biliyorum bu gün senin günün Ama senin bensiz bir günün yok ki öğretmenim Geçen gün sınıfta seni üzdüğüm için Bana kızmak ta haklıydın Öğretmenim ne olur arkadaşlarımın yanında Bana kızma ne olur,gururumu kırma Zaten ... Devamın oku »
İYİLİĞİN SESİNİ YÜKSELTMEK
Pazar, 16 Ekim 2011, Alıntılar,430 defa okunmuş, Yorum Yok »Kuranı Kerim ‘Aranızda hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte gerçek kurtuluşa erenler bunlardır.’(Ali İmran sur: 104) Maruf; saf aklın iyi saydığı her şeydir. Münker ise; aklıselimin kötü gördüğü her şeydir. Emredilen iyi yapılmalıdır nehyedilen kötü de yapılmamalıdır. Kötülükten nehyetmek, iyiliği emretmekten önceliklidir. Bir kötülüğü gidermek bir ... Devamın oku »
Aile…
Cuma, 30 Eylül 2011, Alıntılar,535 defa okunmuş, Yorum Yok »Bana göre Türkiye’nin en temel sorunu, aile sorunu! Sorunu kadın-erkek sorunu olarak görmüyorum ben. Kadın da eksik, erkek de. İkisi insanın vazgeçilmez iki parçası. Bir ying yang olarak düşünmek gerekir bu iki parçayı.. Kadın ve erkeğin birbirine karşı kazanacakları bir zafer yok. Her ikisinin birlikte kazanacakları tek bir zafer var. Aile ... Devamın oku »
Dizilerin melekleştirdiği tecavüzcüler!
Pazar, 25 Eylül 2011, Alıntılar,727 defa okunmuş, Yorum Yok »Bizim hayatımız tecavüzden, savaştan, dövüşten mi ibaret. Ekranda hayatın gerçekleri diye millete yutturulan saçma sapan hikayeler almış başını gidiyor. Maalesef halkın ilgisi yine kadınların iki bacak arasına çekiliyor. Geçen sezon birbirinden iddialı sahneleriyle izleyiciyi ekran başına kilitleyen ve hala yayınlandığı gün reyting sıralamasında zirveye oturan iki yapım olan "Fatmagül’ün Suçu Ne" ve ... Devamın oku »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













