Şeyh Efendiye sormuşlar: “Bir çanta dolusu altın verseler davandan vazgeçer misin?” ‘Hayır.’ Demiş. “Peki, çok güzel bir kadının aşk teklifini kabul eder misiniz?” “Bilmiyorum.” demiş. “Henüz onunla imtihan olmadım.” Günümüzün radyo, gazete ve televizyonlarında arz-ı endam eden ilahiyatçı ve hocalar kadınla yeni imtihan oluyorlar. Kuşkusuz kadın, erkek için bir imtihandır. ... Devamın oku »
‘Alıntılar’
Beynin gelişimine TV engeli!
Pazar, 08 Ocak 2012, Alıntılar,408 defa okunmuş, Yorum Yok »Bazı ülkelerin yasakladığı 3 yaş altı çocukların televizyon izlemesinin ciddi sakıncaları bulunuyor Çocuğunuz özenerek yaptığınız sebze çorbasını nazlanmadan içsin, durmaksızın ağlıyorsa bir an önce sussun, işlerinizi bitirirken oyalansın ya da misafir gelecek aman evi dağıtmasın diye televizyonu kurtarıcı olarak mı kullanıyorsunuz? O halde bugün beyaz ekranın karşısında saatlerce oturttuğunuz ... Devamın oku »
YENİ MODA; KARİYERİZM VE KONFORMİZM
Çarşamba, 28 Aralık 2011, Alıntılar,390 defa okunmuş, 1 Yorum »Eskiden emperyalizm, komünizm, siyonizm, faşizm vs. vardı. Artık bunlardan bahsetmek “ideolojik takılmak” oluyor. Şimdi yükselen trend veya yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm! Sağcı, solcu, İslamcı, liberal, Kürtçü, Türkçü, Atatürkçü fark etmiyor. Bu yeni “izm” değil dört eğilimi; bütün eğilimleri, grupları, fraksiyonları tek bir bayrak altında birleştiriyor. Sloganı şu: “Dünyanın bütün ‘bir ... Devamın oku »
İSLAMCILIKTAN MUHAFAZAKÂRLIĞA
Pazar, 25 Aralık 2011, Alıntılar,389 defa okunmuş, 1 Yorum »DAVA ADAMLIĞINDAN LIGHT MÜSLÜMANLIĞA Türkiye dindarlaşıyor. Ancak kutsalı olmayan bir dindarlaşma söz konusu. Dindarlaşmanın artması, İslamlaşmanın arttığı manasına gelmiyor. İçi boşaltılmış kof bir dindarlaşma söz konusu. Kutsalı olmayan bir din anlayışı, mukaddesi olmayan bir müslüman modeli… İddialarından, taleplerinden vazgeçmiş, inandığı gibi yaşamak yerine, yaşadığı gibi inanmaya başlamış, davasız, gayesiz, tuzu ... Devamın oku »
Çocuğunuzu sakın bu sözlerle sevmeyin!
Çarşamba, 21 Aralık 2011, Alıntılar,632 defa okunmuş, Yorum Yok »Herkes güçlü, ünlü, zengin ve güzel olamaz ama herkes iyi insan olabilir. Estetik değerleri, değerlilik hiyerarşisinde en önemli, en üstün ve öncelikli değer olarak sunan bir ortamda yetişen genç, ergenliğe girdiğinde manken hastalığına sıklıkta yakalanmaktadır. Bir gazetemize röportaj veren estetik cerrah bir doktorumuz; burada çocuğumuzu “Benim yakışıklı, güzel çocuğum” diyerek ... Devamın oku »
Dertsiz Müslüman sekülerleşiyor!
Cuma, 02 Aralık 2011, Alıntılar,512 defa okunmuş, Yorum Yok »Prof. İhsan Süreyya Sırma, Müslümanların özellikle 80 darbesi sonrası çok işkence gördüklerini, şimdi de dertleri kalmadığı için rehavete kapıldıklarını söylüyor. Sırma, "Müslümanların bir derdi vardı. O derdi yok oldu. Derdi olmayan seküler olur. Gider gezer, yer, yaşar" diyor. Prof. İhsan Süreyya Sırma uzun yıllar ders verdiği Viyana'dan geçen sene döndü ve kendini ... Devamın oku »
MESAİDEYİM YÂR (şiir)
Pazar, 27 Kasım 2011, Alıntılar,518 defa okunmuş, Yorum Yok »Sevdim yâr, seni yâr; Benim şehrim gibi bakmıştın sanki. Yeşil koyusu; süzülmüştüm masumiyetine. Benim şehrim gibi susmuştun sanki. Hani sevdim yâr, seni yâr; Bir notanın ağlaması gibi… İncesazdan delirmiştim yâr. Aklım ermezdi, küçüktüm. Af edersin; Özlemim çok, Gideremiyorum sensiz… Gözlerinle düştün mü aklıma, Boynumdan kalbime felcim…! Vasiyetimi yazıyorum diline… Dudaklarınla burnun arasındaki mesafede, Kokla gözyaşlarımı; Sonra, dudağının kenarına küpe olsun… Tuzlu… Tuzlu… Yere düşmesin, avucunun ömür çizgisinde ... Devamın oku »
Okuyucusunu ağlatan Yazar
Pazar, 27 Kasım 2011, Alıntılar,563 defa okunmuş, Yorum Yok »Sinan Yağmur, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, aynı zamanda milyonlar tarafından okunan bir yazar. Şems ve Mevlana’yı anlattığı kitaplarının sırrını “Hikmet bende değil Şems’te” diye açıklayan Yağmur, şimdi de Hz. İsa’nın öyküsünü hazırlıyor. Birkaç ay önce kitapçıların çok satanlar raflarında adını duymadığımız bir yazar, Sinan Yağmur ... Devamın oku »
YİTİK BENGİSU (Öğretmenlere – Şiir)
Perşembe, 24 Kasım 2011, Alıntılar,441 defa okunmuş, Yorum Yok »Ben Kaf dağının ardında Zümrüdü-Anka, Ben kurumuş dimağlara “Bengisu” Yedi kıta yolcularına yıldızım Ben öğretmenim. Karanlığın en dehlizine sızan ışık, Kan emici yarasalara ölüm Ben insanlığa adanmış yedi veren Ab-ı Hayatım Yitik bengisuyum ben. Öğretmenim, Oku denileni okuyanım, yazanım Şekiller içinde şekil Her şekilde var olanım ben. Tenim kadar açık yüreğim Her damlasında hayat olan yağmur Her çakılında kanım, ben ülkemin Edirne’den Kars’a Sinop’tan Hatay’a bir köprü Korkan sinelere ... Devamın oku »
Bir Anne olmasaydım eğer!
Pazar, 20 Kasım 2011, Alıntılar,691 defa okunmuş, 2 Yorum »Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim... Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım. O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim. Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan ... Devamın oku »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













