'Yalnızca bakma, gör. Yalnızca duyma, dinle. Yalnızca konuşma, iletişim kur." Hizmet sektöründe çalışan herkesin, gülümsemenin önemini öğrenmesi gerekir. İletişimin, her nereye gidersek gidelim karşılaşacağımız evrensel formu gülümsemedir. Nasıl olup da, bazı insanların dişlerini hiç görmemiş olduğumuz konusu şaşırtıcıdır. Fotoğraflarına baktığınızda, yerel bir polis karakolunun kataloğunda imiş gibi göründüklerini fark edersiniz. Gülümsemenin ... Devamın oku »
‘Aile Hikayeleri’
ÖPÜCÜK KUTUSU
Salı, 06 Şubat 2007, Aile Hikayeleri,2865 defa okunmuş, 18 Yorum »Bir süre önce, bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve " Bu senin için babacığım" dedi. ... Devamın oku »
Anne sütü zeka geliştiriyor!
Cumartesi, 03 Şubat 2007, Aile Hikayeleri,979 defa okunmuş, 1 Yorum »ABD’de Lexington Üniversitesinde yapılan bir araştırmada anne sütü içen bebeklerin zeka gelişiminin içmeyenlere göre daha fazla olduğu tespit edildi. Kentucky Üniversitesi uzmanlarından Jame Anderson, anne sütüyle beslenen bebeklerin IQ’leri biberonla beslenen bebeklere oranla 5 puan daha fazla olduğunu belirledi. Bu 5 puanlık artışın % 40’ının anne – bebek arasındaki yakınlaşmadan ... Devamın oku »
Dayak yemeyen çocuk daha zeki!
Cumartesi, 03 Şubat 2007, Aile Hikayeleri,1137 defa okunmuş, Yorum Yok »ABD'li araştırmacılar, dayak yemeyen yada çok az dayak yiyen çocukların, devamlı dayağa maruz kalanlara göre zeka testlerinde daha başarılı olduklarını açıkladılar. Araştırmacılar, dayak yemeyen çocukların daha başarılı olmasının sebebinin çocuklarını dövmeyen ebeveynlerin problemlerin çözümü için onlarla konuşmaya daha fazla zaman ayırmalarına bağlıyorlar. New Hampshire Ãniversitesinden bu konudaki çalışmayı yürüten Murrey Straus; ... Devamın oku »
SEVGİ İHTİYACI VE ÖNEMİ….
Cumartesi, 03 Şubat 2007, Aile Hikayeleri,1673 defa okunmuş, 2 Yorum »Eric Berne (1961), insanın davranışlarının temelinde temas (sıvazlama) ihtiyacının olduğunu belirtiyor. Temasın insan hayatında ne kadar önemli olduğunu, erken çocukluk döneminde bakımevinde kalan çocuklarda karşılaşılan ölüm vakalarının yüksek olmasından anlamaktayız. İhmal edilen ve herhangi bir sebeple teması çok az yaşayan çocukların ruh ve fizik gelişmelerinde gerilikler görülebiliyor. Bunlar Marasmus ... Devamın oku »
ZEKA VE AKIL
Cumartesi, 03 Şubat 2007, Aile Hikayeleri,1086 defa okunmuş, 1 Yorum »@ Her akıllı zeki olmayabilir. Her zeki de aklını ustalıkla kullanamayabilir. @ Zeki kişi, akıllılardan öğrendiği bilgi, usûl ve tecrübelerle büyük işler başarabilir. @ Bir aslanın zekası insan zekası kadar kuvvetli olsaydı, bu onun ancak vahşet ve dehşetini arttırırdı. @ Akıl ve zeka birbirlerinin yerlerine kullanılan kavramlar olmakla beraber, Devamın oku »
EN İYİ TELESEKRETER MESAJI
Pazartesi, 29 Ocak 2007, Aile Hikayeleri,1455 defa okunmuş, 5 Yorum »Konumuz California'daki Pacific Palisades adlı okul.. Burada okuyan çocukların velileri, bütün okulu ve öğretmenleri dava ediyor, çünkü bütün dönem boyunca 15 ile 30 gün arasında devamsızlık yaptıkları halde çocuklarının derslerden kalmalarını kabul etmiyorlar.. Velilerin neredeyse tehdide varan itirazlarıyla baş edemeyen okul yönetimi, en sonunda telesekreter mesajını aşağıdaki şekilde değiştiriyor, ve ... Devamın oku »
Erkeği Pişirmek (Yada insanı pişirmek!)
Pazartesi, 29 Ocak 2007, Aile Hikayeleri,1699 defa okunmuş, 4 Yorum »Erkeklerin çoğu pişirilme sürecinde "yanlış işlem" gördüklerinden yumuşaklıklarını ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki, bazı kadınlar onları sıcak suda haşlayarak, bazıları ilgisizlikleriyle dondurarak, bazıları da basıp, ezip tursusunu kurarak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarına neden olurlar. Özenilerek hazırlanan her erkeğin Devamın oku »
0 – 6 YAŞ
Pazar, 28 Ocak 2007, Aile Hikayeleri,1354 defa okunmuş, 1 Yorum »Kişiliğin temel taşlarının atıldığı, köklü alışkanlıklarının kazanıldığı dönem...Çocuğun ince, zayıf, güçsüz bileklerine, alışkanlığın bükülmez kelepçesi, bu dönemde takılır...Bu dönemde filizlenir, ağaç olacak tohum...Bu dönemde açılır zihinde derin izler. Ve o izlerle kurar yuvasını örnekler... 0-6 yaş, bir ulusun kaçırdığı ya da kazandığı en değerli fırsattır. Bu boşluğun yerini hiçbir şey doldurmaz.... www.saitcamlica.com ... Devamın oku »
EN İYİSİ
Pazar, 28 Ocak 2007, Aile Hikayeleri,1073 defa okunmuş, Yorum Yok »Dağ tepesinde bir çam olamazsanVadide bir çalı ol,Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.Çalı olamazsan bir ot parçası ol, Devamın oku »
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....













