11 Eylül 2006 günü meydana gelen terör olayı 7’si çocuk 10 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Olay ve olayın sonucu tüm Türkiye’yi üzdü. Olay “Termoslu bomba olayı” olarak kayıtlara geçti.

Termoslu bomba saldırısının failleri yakalandı. Cezalarını çekecekler. Olaydan birkaç yıl sonra saldırganın emniyette verdiği ifadeler medyada yazıldı. Mart 2009 tarihli gazetelerin önemli bir kısmında bombacının emniyette verdiği ifadeler yayınlandı. Yeni Şafak gazetesi“Annem bana lanet okudu!” başlığı ile haberi verdi.

Diyarbakır’da 3 yıl önce 7’si çocuk 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan termos bombasını yerleştiren H.T., kanlı eylemi balkondan izlediğini söyledi. H.T. hain saldırı sonrasında annesinin bombacıya lanet okuduğunu belirtti.

12 Eylül 2006 günü meydana gelen saldırıyı gerçekleştiren H.T. ifadesinde saldırının detaylarını anlattı.

H.T. ifadesinde, çocukluğundan bu yana patlayıcılara ilgisinin olduğunu belirterek, “Üniversitede asker ve polisle yakınlığımdan dolayı PKK tarafından tehdit edildim. Hakkımda infaz kararı verildi” dedi. Saldırıyı asteğmen olarak askerliğini  yaparken  dağıtım  izni  için  geldiği  sırada yaptığını belirten H.T. bu eylemde devlet görevlilerince kendisine verilmiş herhangi bir emir olmadığını anlattı.

Balkondan izledim

Bombayı B.G.’nin evinin banyosunda hazırladığını belirten H.T. şunları anlattı: “Bombalı Termos bendeydi. B.G’yi parkta kaybettim. Daha sonra balkona çıktım. Bir polis aracının bombanın yanından geçip gittiğini gördüm. Bu sırada termosun yerinde olmadığını fark ettim. Bunun üzerine düğmeye bastım. Bomba patladı. Ben balkondan içeri girerken, annem balkona çıktı. Annem bu işi yapanlara lanet okuyordu.

Füze de yapacaktım

Bomba konusunda uzman olduğunu belirten H.T., “Füze imal edebilmek içn de araştırmalar yaptım. Eğer bunu yapabilseydim belki Diyarbakır’da 2. Taktik Hava Üs Komutanlığı veya Nevruz kutlamalarında eylem yapmayı düşündüm” diye konuştu. Patlamayla ilgili olarak adliyeye sevk edilen 6 kişiden 3’ü tutuklandı. Başsavcılık tutuklanan 3 kişinin PKK ile bağlantılı olduğunu bildirdi. (Diyarbakır A.A.)

Haberi okuyunca benim dikkatimi annenin tepkisi çekti. Anne bu işi yapanlara lanet okuyor. Evladından haberi yok. Evladını kandırmışlar. Sadece kandırmakla yetinmemiş, bomba uzmanı olarak yetiştirmişler. Ancak annenin hiçbir şeyden haberi yok.

Benzer bir olayı Ocak 2010 tarihinde izledik. Nerdeyse bütün ana haber bültenlerinde yer alan haber, “Eyleme anne baskını” başlığıyla verildi.

Eyleme anne baskını!

Edirne’de basın açıklaması yapmak isteyen 150 kişilik grubun içerisinde bulunan 17 yaşındaki Alev Emir’in annesi, grubun beklediği dinlenme tesislerine gelerek kızını aldı.

Kızının eyleme katıldığından haberi olmadığını ifade eden anne Güler Emir, “Üç gündür kızımı arıyorum. Eyleme katıldığını öğrenince geldim, kızımı alacağım” dedi. Tutuklanan 5 kişiye destek olmak için Edirne’de basın açıklaması yapmak isteyen 150 kişilik grup son üç gündür Kırklareli’nin Babaeski İlçesi TEM otobanında konaklıyor. Geldikleri otobüsle çerisinde uyuyan eylemciler arasında çok sayıda öğrenci de bulunuyor. Eylemciler soğuk havada halay çekerek vakit geçiriyor. Eylemciler arasında 17 yaşındaki kızı olduğunu söyleyen Güler Emir, eylemcilerin arasında girerek kızı Alev Emir’i aradı. Kendisinden habersiz kızının eylemcilerin arasında karıştığını savunan Güler Emir, “Kızımın burada olduğundan haberim yoktu. Onu almaya geldim. Üç gündür kızımı arıyorum. Benden habersiz eyleme katılmıştı. Televizyonda görünce hemen İstanbul’dan yola çıktım. Edirne’de aradım sonra burada olduğunu öğrenince buraya geldim. Kızımı ellerinden aldım evime götürüyorum” dedi.

Anne avukata tepki gösterdi.

Eylemci grubun içerisinde bulunan Av. Ebru Timdik ile tartışan anne Güler Emir, kızının kendisinden habersiz Edirne’ye getirilmesine çok kızdığını ifade etti. Av. Timdik ile tepki gösteren Güler Emir “Kızımı benden habersiz alıyorsun. Dağlara götürüyorsun. Sen kimsin kızımı alıkoyuyorsun” diyerek tepkisini dile getirdi. Daha sonra kızını aracına bindiren Güler Emir ve eşi İstanbul’a doğru yola çıktı.

Benim oğlum yapmaz!

Hiçbir anne baba evladına kötülüğü yakıştıramaz. Evladıyla ilgili büyük bir şikâyet duyduğu zaman ilk tepkisi, “Benim oğlum yapmaz!” olur. Evladının o kadar merhametsiz, cani, ahlaksız, duygusuz, saf olabileceğine inanmaz anne babalar.

Anne babalar!

Su uyur düşman uyumaz. Su uyur terör örgütleri   uyumaz.

Uyanık olun!

“Benim evladım yapmaz!” cümlesini emniyet karakolunda veya cezaevi kapısında söylemek istemeyen anne babalar, evlatlarınıza sahip çıkın.

Bir Cevap Yazın