‘Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır.
En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşması gerektiğini,
Yoksa öleceğini bilir.
Afrika’da her sabah bir aslan uyanır.
En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini,
Yoksa aç kalacağını bilir.
Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yok.
Yeter ki, güneş doğduğunda, koşuyor olmanız gerektiğini bilin.”
Bu şiirin Türk usulü versiyonu;
‘Türkiye’de her sabah diplomalı bir işsiz uyanır.
En aç diplomalı işsizden daha hızlı iş araması gerektiğini,
Yoksa işsiz kalacağını bilir.
Türkiye’de her sabah bir işveren uyanır.
En ucuz diplomalı işsiz bulması gerektiğini,
Yoksa ekonomik krizde batacağını bilir.
Diplomalı işsiz yada işveren olmanız önemli değil.
Yeter ki ikinizin de geleceğinin garanti olmadığını bilin.
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Perşembe, 01 Şubat 2007, 20:03 tarihinde Motivasyon Hikayeleri kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“Dindar bir insan yetiştirmek!” denilince, her yerde aynı klasik süreç takip ediliyor. “Allah bir!” demeye alıştırılır çocuklar. Sonra Kur’an alfabesi öğretilir. Namaz sureleri, Yasin, Tebareke ve Amme cüzleri ezberletilir. Özellikle Hafız olmasını sağlayabilmişse aile, en büyük başarı elde etmiş olmanın mutluluğunu yaşar. ..
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....














oku
oku çok güzel bir şey
oku çok güzel bir şey begeneceksin ini ayha ömer hamza
bence o kadar ilği çekici değil ama ben size güveniyom hade hade devam çalışın yaaaaaaaaaaaaaaa
okuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuyuuuuuuun profösör olursunu zzzzzzzzzzzzz kim yazdıysaaaaaaaaaa idare ederrrrrrrrrrrrrr haaaaaaaaaaaa inekk yok bunun içinde insan kendini unutur mu möööö öööööööööööööööööööö ööööööööööööö ööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööö möööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööö mööööööööööööööööööö çüşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş deeeeeeeeeeeeeeeeeeeveeeeeeee
Ben diploma kelimesine takıldım. Diploma gaye değil vasıta olmalı. Asıl gaye meslek edinmek olmalı. Meslek edinmenin içine örgün eğitim de girer, bir ustanın yanında çıraklık yapmak da, her anlamda kendini geliştirmek de…Örgün eğitimin meslek edindirmekten başka, insana katacağı bakış açısını da hafife alamayız bence…(Bu arada bazı yorumların sahiplerine saygının daha çok yakışacağını düşünüyorum).
güzel güzel
bnce bu başarı hikayelerini sbsden önce okumalısınız ki stresiniz azalsan ve sbs sınavında başarı olursunuz.
!!!!! SB
SYE GİRECEK ÖĞRENCİLERE BAŞARILAR DİLERİM!!!!
bnm tavsiyem bu başarı hikayelerinni okuyun