Anaokulu ve Anne!

Anaokulu ve Anne!

Her yerde Anaokulları açılıyor. Kimisi resmi kimisi gayri resmi olsa da, okul öncesi çocukların eğitimi için kurumlar açılıyor. Sübyan mektebi veya anaokulu adıyla işletiliyor. Okul öncesi yaşın, eğitimde ki önemini, devlette anladığı ve desteklediği için okullarımızda da anaokulu sınıfları gittikçe çoğalıyor / zorunlu hale geliyor.
Bu gelişme beni de sevindiriyor elbette. Anaokulunun faydaları konusunda çok fazla bir şey söyleyecek değilim. Uzman eğitimciler arasında, oyun ve masallarla çocukların sosyalleşmesini sağlamak adına atılan her adım, önemli ve faydalıdır.

Ancak, “dozajını ayarlayamadığınız her ilaç, zehire dönüşür” gerçeğine dikkat çekmek isterim.
Anne yemekleri ve Anne tebessümü!
Yiyecekler nasıl ki insanın bedenini besliyorsa, samimiyet, tebessüm ve sevgi de insanın ruhunu ve kalbini besler. Ancak her ikisinin de sahtesi zehirlidir. Bozuk yiyecekler midenizi, sahte gülücükler ruhunuzu kirletir.

En lezzetli ve en sağlıklı yiyecekler, annelerin evlatları için hazırladıkları yiyeceklerdir. Çünkü içinde sevgi vardır. Dünyanın en lüks lokantasında ki yemeklerle, annelerin yemekleri arasında ki fark budur işte. Para kazanmak için hazırlanan yemek ile sevgiyle karıştırılarak hazırlanan yemeklerin sağlık açısından etkisi farklıdır.

Hiçbir anaokulu öğretmeni, bir anne kadar sıcak ve içten tebessüm edemez. İşi gereği, çocuklarla ilgilenmek zorunda olduğu için, tebessüm ediyormuş gibi yapan birçok insanla karşılaştım. Çocuklar, sahte tebessümü, büyüklerden daha çabuk anlar ve hisseder. Bırakın çocukları, sahte gülücükleri hayvanlar bile hisseder.
Anneyi eğitmeyen anaokulu!
Anaokullarında sadece çocuklarla ilgilenilmesi de başka bir problemimiz. Anaokullarına sadece çocuklar gitmemeli. Anneler ve anne adayları da bu kurumlar tarafından eğitilmeli. Anaokulu Öğretmenliğinde okuyan öğrencilere ve anaokulu sahibi arkadaşlarıma ısrarla bunu söylüyorum. Okulunuzda ki çocukların annelerini de eğitirseniz, anaokulu anlam kazınır.
Daha iyi eğitim için anaokulu gerekli. Ancak çocuğu oyalamak için, evde keyif yapmak için anaokuluna çocuk göndermeyi doğru bulmuyorum.
Anaokulu annelere alternatif değil, annelere destek için kullanılırsa faydalıdır. “Zaten anaokuluna gönderiyorum. Bana fazla sorumluluk kalmadı!” diye düşünmemeli anneler.
Milli Eğitimin Anaokulu amaçları!
Milli Eğitim Bakanlığının, Okul Öncesi Eğitim (Anaokullarının) amaçlarını özetlemek gerekirse;
- Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak.
- Çocuklara sevgi, saygı, iş birliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi davranışları kazandırmak.
- Çocuklara hayal güçlerini, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışlarını kazandırmak.
- Çocukları ilköğretime hazırlamaktır.

Bunlara hiç kimsenin itirazı olmaz. Ancak birçok annenin, çocuğu anaokuluna gönderip kendi sorumluluğundan kurtulma çabası içersinde olduğunu gözlemledim.  Bu yazı, böyle bir gözlem sonucu doğmuştur.
Anaokullarını kullanım amacına uygun olarak değerlendiremezsek, “Anaokulunda ANA yok, huzurevinde HUZUR yok!” sloganıyla tanımlanan, modern çağın farklı problemlerine kapı aralamış oluruz.

Anaokulları önemli ve gereklidir.
Ancak, hiçbir anaokulu anne yerini doldurmaz.

Sait ÇAMLICA
www.saitcamlica.com
saitcamlica@gmail.com

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Bu yazı Pazar, 15 Ocak 2012, 19:42 tarihinde Yayınlanmış Yazılarım kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“Anaokulu ve Anne!” için 1 Yorum

  1. SeMra DURMUŞ KARA diyor ki:

    Anaokulu: çocukların, ilköğretime gecişinde gerekli bi basamaktır.ben söylediklerinize ve millli eğitimin anaokulu açma amaçları doğrultusunda anaokulu eğitimini izrarlı bi şekilde destekleyenlerdenim,oğlum 2yıl subyan okuluna buyılda yine aynı özel okulun anaokulu kısmına gidiyor,gördüğüm belirgin sıkıntılar var.bu bir cemat okulu,görünen en belirgin sıkıntı BENCE,ucuz insan çalıştırma mantığı,bunu belirğinlieştirmek istiyorum.bizden toplanan yarım milyarlık aidatları,adaletli harcamadıklarını düşünüyorum,çocukların ısınmasına,beslenmelerine bol harcadıklarından eminim fakat,çalıştırdıkları eğitmenlerin ,çoğu lise mezunu,eli yeni bulaşıktan çıkmış hocalar olmamalı,buda değişik dini kartel oluşturmuyormu.Gözümüzün nuru,yavrularımızI,canımızın içi evlatlarımızı,dini eğitim alarak ilerlesin derken değişik bir kaosun içine soktuğumuzu düşünüyorum.15 personelden 7-8′ ni lisans 7-8 ise lise mezunu alarak,işi kurtarmaya çalışan dini cemat kartelcisi anaokullarına kızgınım,senelik toplanan 650 liralık,kırtasiye parası vermişken,tekrardan yazı defteri isteyecek kadar kartelci olmalarına kızgınım,ve ucuz hoca çalıştırıp,SSK Larını,en düşükten göstererek,kurtarmalarına,maaşlarını askeri üçretten yatırmalarında nasıl bir bütün olma,cemat olma,insan yetiştirme,adil bir ticaret yapma mantığı göremiyorum.oğlumu arkadaşlarından ayırmamak için okulunu değiştimedim, psikolojisini düşünerek ikinçi dönemde aynı okula göndersemde,bunlarda özel ve büyük bir sıkıntı bence,dini kartelci bir eğitim sektörü oluşmuş İLGİNÇ.

Yorum yapın