Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ni süsleyen harika bir heykel vardır. Onu yapan sanatkarın atölyesi eski bir pansiyonun tavan arsı imiş. Paris’te, şiddetli bir kış gününde, buz gibi soğuk odasında sabahtan akşama kadar çalışarak eserini bitirmiş. Tam yatmış uyumak üzereyken, gecenin ayazında kilin içinde kalan hava kabarcıkları buz haline gelirde heykeli bozar diye yatağından fırlamış, sırtına büründüğü biricik yorganı heykele sarmış, böylece kıymetli eseri kurtarmıştı. Fakat sabahleyin odasına gelenler kendisini eserinin yanında donmuş bulmuşlardı.
Bir heykeltıraş eserini böylesine severse; Allah yarattığı insanı söyleyin nasıl sever!..
Bu Yazıyı Yazdır
Bu yazı Perşembe, 01 Şubat 2007, 19:01 tarihinde Dini Hikayeler kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Çocuk ve Din konusunu işlemeye çalıştığım bu kitabıma, “Allah Çocuk Yakmaz!” adını vermek zorunda hissettim kendimi. Hem kendi yetişme sürecimde hem de çevremde ki birçok dindar insanın, en büyük sıkıntılarından birisinin bu olduğunu gözlemledim. Sevdirerek değil, korkutarak din anlatma hatası yapıldı yıllarca. Rahman ve Rahim olan Allah (cc), “Allah (cc) cayır cayır yakacak!” diye anlatıldı çocuklara...
“Çocuk ve Şiddet” konusu, çocuk merkezli değil, çocuğun çevresi merkezli incelenmesi gereken bir konudur. Sorunları gördüğümüz zaman, “Nerde bu Devlet?” demeyi çok seven bir milletiz. “Çocuk ve Şiddet” konusu bir “Devlet” sorunu değil, “Evlat” sorunudur. Sorunun sebebi Devlet değil, ailedir. Her şeyin temeli ailede başlar. Şiddetin tohumunun ailede döllendiğini unutmamalıyız.....
Bu kitap bir “iman” sorgulama kitabı değildir. İnançlı bir insanın stres karşısında ki tutumunu sorgulamak için yapılmış bir çalışmadır. “İmtihan Dünyası” cümlesini defalarca kullandığı halde, ilaç kullanmadan duramayan insanların, hayata bakışlarında ki çelişkiyi anlatmak için kaleme alınmış bir kitaptır. Hayat yolunda hepimiz sıkıntılar yaşarız. Tüm bu sıkıntıların hayatın...
İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz. İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı...
Yirmi beşli yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz. Çünkü okumayı bırakmak, birazcık ölmektir. Yaşıyor musunuz? İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir? Şu sokaklarda koşuşan insanlar nereye gider? Nereden geliyorlar telaşlı telaşlı?...
Yaralar yazıya dönüştü Bende bir yumurta var, sende de bir yumurta var. Eğer sen bana bir yumurta verir, bende sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende de bir yumurta olur. Sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var.Ben sana bir bilgi verirsem, sen de bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur. Konfüçyüs, bilginin paylaşarak eksilmeyen...
Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir yada biçmediklerimizden. Bu dünyada bana bir “melek” gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar....











çok güzellll
irençç
bi çok güzel diyon bi irenç diyon
ne dıon ya sen ytrrr ınsanların beynınıı yıkamayın bı keree ALLAAHH heykel we resımm yapmayın demısss sen gec mıs karsımaa heykellını sewn allahını ne kadr sewr dıon YIKAMAA ınsanların beynını
arkadaşlar neden anlamamk için gözlerinizi kör ediyosunuzki su at gözlüklerinizi çıkartında birde öle bakın bakalım bu hikayeye anlayana cok ders varr burda ama dediğim gibi anlayana
Insanlarin beynini yikamak..hymm ne güzel bisey .. yikamak .. kirlerden temizlemek evet bu hikaye aynen onu yapiyor. Anlayan icin gercekten güzel ama anlamayanlar saygi duymali en azindan.Inancli insanlar inancsiz insanlarla yasamayi bilmeli ve tam tersi yani inancsizlarda bilmeli.Kimse kimseyi yargilamamali.
melih kardesim hikayenin heykel yapma yapmamakla alakasi yokki. heykeli yapan allahini cok sever demiyo hikaye..allah bizi bizim yaptigimiz birseyi sevdigimiz kadar hatta daha cok sever diyo..Oda bizi yapmistir en güzel sekilde ve sever.. sevdigi icin yaratmistir..
arkadaslar beyenmediginiz zaman yorum yazmak sorunda degilsiniz lutfen,ata sozundede gecdigi gibi
anlayana sivri sinek saz anlamayana dovul zurna az demisler
selam ve dua ile
Çok güzel bir yazı.Ders alınması gereken bir yazı.Bunu başka yönlere çekmeden olduğu gibi almak önemli. Gerisi hep angarya.Selamlar…
Çok güzel bir yazı .Elinize bilginize yüreğinize sağlık .Yazıyı başka ynlere çekmeden ders almak gerekir.Gerisi hep angarya…
ya bu ınsanlar kıt mı hocam arkadaslar hoca temsılı anlatmak ıstemıs allahın ınsanları nasıl sevdıgını,siz ne kadar büyütmüşsünuz olayı sacma sapan yorumlar yazmıssınız.bazen olayları temsılı anlatmak anlatılan olayı daha anlasılır kılmaya yarar.bıraz mantık lütfeeeennn..saygılar
Ne demiş Mevlana”Anlattıklarınız ne kadar ulvi bilgiler olsa da,anlayacakları, karşıdakinin anlayabileceği kadardır.” diye
güzel bir yazı fakat, teferruat yüzeysel ve basit,esas teması bu olmasa gerek,
biraz musade ederseniz ben deyineyim:
Allahın sevgisi insanlara merhamet olarak yansır. Allah kuluna zaten yakındır önemli olan insanın Allah a yakın olmasıdır. Allaha yakın olduğu müddetçe merhamet ve sevgi o oranda artar ve azalır.
Allah 10 merhametin 9 unu kendinde saklamış 1 inide yer yüzüne indirmiştir. insanlığın var oluşundan
günümüze değin ve günümüzden kıyamete kadar var olacak milyarlarca insan bu bir oranındakı sevgi ve merhametle hükmederler. böyle olduğu halde bir hayvan dahi ölümüne yavrusunu kurtarır yalar ve korur. bir insan düşünün ki baba yada anne farketmez (bebeği olanlar çok iyi bilir.)
evladı uğruna bir tehlike ve hastalık halinde merhametini düşünün.
bu birlik merhamet ve sevgi seli yeryüzünde ölen, var olan ve var olacak tüm mahlukatı kapsar.
oysa Allah buyuruyorki. ben se kuluma dokuzuyla(9) birlikte merhamet eder ve sevgi beslerim
not:imla hatalarımı bağışlayın düzeltir özür dilerim
Bir gün Peygamberimiz (S.A.S.) sahabe-i kiramla oturuyorlarken esir pazarında bir kadın etrafına çılgınlar gibi bağırarak kaybetttiği evladını arıyor.Bulunca da onu sarıp hemen emzirmeye başlıyor.Fahri Kainat Efendimiz H.Z.Peygamberimiz (s.a.s.) Buyuruyorlarki “düşünürmüsünüz sizce bu kadın evladını hiç ateşe atar mı?”Sahabe hayır Ya RESULLULAH asla atmaz diyorlar.Efendimiz H.Z.Muhammed (s.a.s.)bilinizki bizleri yaratan yüce ALLAH bizlere bu kadının evladına duyduğu şefkatten çok daha fazla şefkatlidir.Sayın yazar bizlere bu hadis-i şerifte anlatılşanları anlatmak istemiş anlayanlar anlamış anlamayanlar da umarım bu yorumu okurlar ve anlarlar.Kısa bir kıssa daha eklemek istiyorum.Gencin birnin babası vefat ediyor ve ona amcası bakıyor.Genç çok kötü bir hayat yaşıyor.Ölüm döşeğindeyken amcası buna çok kızıyor.şöyle kötü,böyle iğrenç ve özetle ALLAH’a asi bir hayat yaşadın keşke beni dinleseydin diyor.Genç ey amca ALLAH beni anneme verse annem beni ne yapar.Vallahi annen seni cennete koyar.Amca bilki Rabbim bana annemden daha merhametlidir.Diyor ve ölüyor.Amcası mezara gelince bir çığlık atıyor neden mi?Çünki kabir göz alabildiğince genilemiş ve nurla dolmuş.Bazı arkadaşlar buna inanmayabilirler bu bir kıssadır.ALLAH’a hüsnü zan’ın önemini vurgulamaktadır.Tabi birde Rabbimizin bize olan merhametini.ALLAH bütün iman eden inananlara merhamet ve rahmet etsin
ne kadar boş konusuyosunuz bıkeren allah bızı sevmeseydı meleklerden ustun tutmazdı. seytan allah karsı gelmezdı.sız nekadar allah sevıyosunuz bırkere arkadaslar heykel falan bırakın bu işlerı allahın bızı sevmesını ustıyorsak kuanna uygulıyalım cenabı allah ozaman herkesı sever
ben 14 yaşındayım yaw eğer benden büyükseniz ve size karşı geliyor gibi oluyorsam şimdiden özür dilerim ama bu yazıda demek istiyorki bir insan yaptığı cansız eşyaya bu kadar değer veriyorsa bizi yaratan Allah bize ne kadar çok değer verir anlamında valla anlamayanlara pes yani nasıl anlamıyorsunuz bilmem yada ne tarafından düşünüyorsunuz
allah inşallah hepimizi affeder.amin.onun için el fatiha vesalavat.
arkadaşlar allah ne kadar büyük öyle değilmi
halime abla allah sana bağışlasın çocuğunu amin.inşallah sende bize dua edersin
buy soma online without rx…
is there benzo in soma. soma no prescription. soma cheap. snorting soma. soma bikes. soma diesel flowering time. soma cubes. …
bence allah pis insanları sevmez ona itaat edeni ona ibadet edeni sever öyleyse bizde alaha ibadet edelim onun yolundan çıkmayalım bize emretiği güzel şeyleri yapalım allaha emanet olun
ilahi azamet karşısında Ziya paşa der ki.. İDRAK-İ MEALİ BU KÜÇÜK AKLA GEREKMEZ,ZİRA BU TERAZİ BU KADAR SIKLETİ ÇEKMEZ.
Ben Okadar Cok Tövbe Edip Bozdumki Sonra Olmucak seler izledim söz baska yapmıcam dedim yaptım so 10 15 kez sonra yine ettim ve kabul olurmu
çok güzel yaaaaaaaaaaaaaaaaaa bayıldım
çok güzel
ewt çok güzel bir benzetme yapılmış biz insanlar dahi ortaya koyduğumuz esere bu kadar değer verirken ya yaradan rabbim yarattığı esere zarar gelsin iser mi ama rabbim bize yaklaştıkça biz ondan uzaklaşırsak işte o zaman hesap soracağımız kişide kendimizdir.