Klasik din eğitimi eleştirisi yaparken, alternatiflere kafa yormak zorundayız. ‘Madem eleştiriyorsunuz, daha iyisini nasıl yaparız?’ sorusu önemlidir. Birçok yazımda ‘Din eğitimi ahlâk temeli üzerine inşa edilmeli’ gerçeğini vurguluyorum.

                Abdest gibi her gün tekrar edilmesi gerek bir ibadeti, sadece su ile temizlenmeye indirgemektense, ahlâki değerler ile bağlantısını kurmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

                Birçok ‘Namaz’ kitabında ‘Abdest duaları’ başlığında ezberletilen duaların asıl amacı da budur. Bu duaları herkes Arapçasıyla birlikte ezberlemek zorunda değil. Aldığı her abdestte, yıkadığı her uzvun bir emanet olduğunu, o uzuvlarla yapacağı işlerden (uzvun amelinden) sorumlu olduğunu hatırlaması, daha büyük hatalar yapmasına engel olur inşallah.

                Tekrar et! Unutma!

                Tekrar etmek, öğrenmenin olmazsa olmazlarındandır. Tekrar bazen akılda kalması için, bazen önemine binaen vurgu için yapılır. Tekrar etmenin önemini ‘et-tekrarü ahsen. Velevkane yüz seksen’ ibaresi ile anlatırlar. Yani ‘Tekrar etmek güzeldir. Yüzsekseninci kez bile olsa’ anlamında, Arapça – Türkçe karışımı bir deyimdir.

Allah, kitabında tekrara çok başvurur. Yarattığı kuluna şah damarından daha yakın olan Allah, ‘unutkan’ bir varlık olarak yarattığı insana sık sık hatırlatmalar yapar.

                Her gün kılmak zorunda olduğumuz beş vakit namaz, her gün namazlarda 40 defa okumak zorunda olduğumuz Fatiha Suresi, ‘unutkan’ olarak yaratılan insana ‘unutmadım’ dedirtmek içindir. Fatiha suresinin her gün 40 defa okutulması ile ilgili, başka bir yazımı şöyle bitirmiştim:

                Araba kullanırken bir anlık gaflet, büyük bir kazaya neden olur. Fatiha, hayat yolculuğunun, iman direksiyonunda kaza yapmamıza engel olmak için sürekli okutulur. Kâbe bedeninizin, Fatiha kişiliğinizin kıblesidir. Kıblenizi şaşırmayın! (Kur’an Alfabesi mi Ahlâkı mı 1 – Okuyorum Yayınları)

                Her gün 40 Fatiha okuduğumuz namazları kılabilmek için ‘abdest’ alarak namaza hazırlık yapmak zorundayız. Beden temizliği yapmadan yaratıcının huzuruna çıkamaz Müslüman.

                Ellerini yıkarken: Yarabbi! Beni senden başkasına muhtaç etme Allah’ım. Elimden geleni yapacağım, elimden gelmeyenler için sen yardımcım ol.

                Ağzına, burnuna su verirken: Yarabbi! Boğazımdan haram lokma girmesine, ağzımdan yalan söz çıkmasına izin verme.

                Yüzünü yıkarken: Yarabbi! Dünya’da insanların ahirette senin karşında beni mahcup etme. Huzuruna çıktığımızda yüzümüzü kara çıkartacak günahlardan bizi koru.

                Kollarını yıkarken:  Kolumdaki gücümü kuvveti helal para kazanmak ve senin rızan için kullanmayı nasip et Allah’ım.

                Kulak: Hakkı işitip inanmayı, batıl ve yanlışların konuşulduğu yerden uzaklaşmayı nasip et.

                Ense: Arkamdan konuşanları sana havale ediyorum. Başkalarının arkasından konuşup, dedikodu yaptırmaya çalışan şeytandan sana sığınıyorum.

                Ayaklar yıkanırken: Yanlış yollarda, yanlış kişilerle, yanlış yerlere gitmemek için bana yardım et. Attığım her adımı senin rızan için atmama yardım et.

                Abdest sonrası; Yarabbi uzuvlarımı su ile temizledim ve biraz sonra senin huzurunda namaza duracağım. Abdest alarak beden temizliğimi yaptım, ruhumu ibadet ve dualarla temiz tutabilmem için bana yardım et. Beni senden ve rızandan başka kimseye muhtaç etme.

                Abdest kaporta temizliği değildir

                Abdest almayı, arabanın kaportasını her gün yıkamak olarak algılamaktan / anlatmaktan vazgeçip, abdest ahlakıyla karakteri düzelten nesiller yetiştirmeye gayret etmek zorundayız. Abdest duaları bunun dile gelmiş hali değil mi?     

Bir Cevap Yazın