Mart 2010 için Arşiv

Öğretmenimle 45 yıl sonra…

Çarşamba, 31 Mart 2010, Alıntılar, Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri,4998 defa okunmuş, 7 Yorum »

  Yüzü şişmiş vaziyette yaşlı bir insan geldi muayenehaneme. Gözleri hep beni süzüyordu. Muayene bitince ben reçete yazmak için yan odama geçtim, o da arkamdan geldi. -“Doktor bey, bana bir daha bakar mısın, yüzüme lütfen bir daha bakar mısın?” dedi. Ben zannettim ki, dişimi bir daha muayene eder misin demek istiyor. -“Amcacığım, baktım, muayene ... Devamın oku »

HER İNSAN BİR KAPIDIR, ZORLA GİRİLMEZ!

Salı, 30 Mart 2010, Alıntılar,1075 defa okunmuş, 1 Yorum »

  Çeşit çeşit kapılar vardır. Tahta kapılar, çelik kapılar, demirden kapılar. Bazıları açıktır, bazıları yarı aralık, bazıları ise sıkı sıkıya kapalı… Şimdi de insanı kapıya benzetti ne olacak yazarımızın bu hali diyebilirsiniz. İnanın bende bilmiyorum. Yol, aşure, kremalı bisküvi falan derken şimdide kapılar üzerine bir yazı ile çıkıyorum karşınıza… Her insanın diğeriyle ... Devamın oku »

Beşiği sallayan el dünyaya hükmeder

Pazar, 28 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1605 defa okunmuş, 6 Yorum »

  Zaman değişiyor. Şartlar da değişiyor. Zaman değiştikçe çocuklarda değişiyor. Bu değişim kötüye doğru gittikçe insan çaresiz kalmamalı. Her şeye rağmen, her şarta rağmen anne babalar, evlatlarını zamanın olumsuz şartlarından koruma konusunda dikkatli olmalı. Zamanın şartları değişince, çocukları koruma yöntemleri de değişiyor, değişmek zorunda kalıyor. Şemsinur ÖZDEMİR’in kaleme aldığı “Annem – İlk Öğretmenim” ... Devamın oku »

Ama şeytan haklı baba!

Pazar, 21 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2520 defa okunmuş, 7 Yorum »

  İlköğretim öğrencisi evladına, Peygamberlerin tarihini sırasıyla okutmaya karar veren bir babanın yaşadığı bir olayı aktaracağım sizlere. “Benim tek derdim, evladıma okumayı sevdirmek!” diye düşünen bir baba. Evladının okulda ki zayıf dersleri için fırça atmak bir yana, sert bir bakış bile göstermemiş bu baba. Buna rağmen zayıf dersleri yok evlatlarının. Olsa da ... Devamın oku »

İhale komisyonu almak caiz mi?

Perşembe, 18 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,1555 defa okunmuş, 4 Yorum »

  Belediyelerde yaşanan yolsuzluk olayları, tekrar gündeme gelmeye başladı. Bir insanın Belediye Başkanı olmadan önceki servet ile Belediye Başkanı olduktan sonra ki servet arasında büyük bir uçurum varsa, bu uçurumu izah edecek yalanların hepsi insanı komik duruma düşürür. Anadolu’nun küçük bir kasabasında bile belediye başkanı olsa bir insan, aldığı maaş, onu rahatlıkla ... Devamın oku »

Ecel gelince cana…

Cumartesi, 13 Mart 2010, Genel,2297 defa okunmuş, 9 Yorum »

   Ölüm, insanın asla kabul etmek istemediği ve asla kaçamayacağı en önemli gerçek... Ölümü ne kendine, ne sevdiklerine yakıştırmak istemez insan. Her insan için ölüm, soğuk bir kavramdır. Avrupalı bu konudan o kadar çok kaçmak ister ki, mezarlıklarını bile şehir dışına yaparlar. Mezarları görüp, ölümü hatırlamak bile istemezler. Osmanlı mezarları hep şehir ... Devamın oku »

Bir düşünün Allahın cezaları, bir düşünün.

Salı, 09 Mart 2010, Alıntılar,1598 defa okunmuş, 5 Yorum »

  Osmanlı İmparatorluğu kurulduğunda Elazığ köylüleri nerede oturuyordu? Kerpiç evlerde. Birinci Meşrutiyet ilan edildiğinde nerede oturuyorlardı? Kerpiç evlerde. İkinci Meşrutiyet’te? Kerpiç evlerde. Saltanat kaldırıldığında? Kerpiç evlerde. Hilafet kaldırıldığında? Kerpiç evlerde. Cumhuriyet ilan edildiğinde? Kerpiç evlerde. Şapka devrimi yapıldığında? Kerpiç evlerde. 1960, 1971, 1980 darbeleri yapıldığında? Kerpiç evlerde. 28 Şubat darbesinde? Kerpiç evlerde. Şimdi nerede oturuyorlar? Kerpiç evlerde. 1299’dan bu yana yaşanan onca olayın, savaşın, darbenin, gelişmenin Doğu ve Güneydoğu köylerine ne ... Devamın oku »

Kaç kişinin katilisin?

Pazartesi, 08 Mart 2010, Alıntılar,1480 defa okunmuş, 2 Yorum »

    Eğitim gönüllülerimizden Zafer Altun Bey, hatıralarını anlatırken okuldan atılacak iken kazanılan bir öğrencinin ibret dolu serüvenini şöyle dile getiriyor: Neftekamsk ilk tayin yerimdi. İyi biliyordum Neftekamsk'ı. Okulun ilk öğrenci kabul sınavını Ömer Ağabey'le biz yapmıştık. Sevdiğim insanlar vardı orada. Ömer Kavaklı Ağabey, Sami kardeşim, Ali Akkız Ağabey, Gürkan Ağabeyler ve daha ... Devamın oku »

İskender PALA ile aşka dair…

Pazar, 07 Mart 2010, Alıntılar,2209 defa okunmuş, 1 Yorum »

    AŞK nedir, neye AŞK denir? Aşk bir sarmaşıktır ve en iyi bir tanımı da budur. Aşk kelimesinin kökeni de oradan gelir. Sarmaşık bir ağacı dıştan sarar, yemyeşil gösterir ama içten içe kurutur. Nice çınarlar, nice selvi boylular aşkın sarmasıyla içten sararmış kurumuştur, dışı yeşil görünür hâlâ. Maşuk uğruna ölmek, aşkı ispatlar ... Devamın oku »

Kundaktaki bebeğe niçin ezan okunur?

Pazar, 07 Mart 2010, Yayınlanmış Yazılarım,2162 defa okunmuş, 2 Yorum »

    Dünyaya yeni gelen bir bebeği, babası veya dedesi kucağına alır, sağ kulağına ezan okur, sol kulağına kamet getirir. Sonra da, ismine karar verilmişse, üç defa kulağına ismini fısıldar. İslam geleneğinde, yüzyıllardır uygulanan bu sünnet hakkında, hiç düşünmemiştim. Birçok uygulamayı “geleneksel alışkanlık” olarak bilip uygulayan bir toplumuz. “Çocuk kalkıp namaz kılacak değil ya! ... Devamın oku »